Böcek Ailesi Davasında Karar Çıktı: Adalet Yerini Buldu… mu?
Almanya'dan tatile gelip İstanbul'da bir otelde zehirlenerek hayatını kaybeden Böcek ailesinin davasında karar açıklandı. Mahkeme, dört sanığa "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 12 yıl 2 aydan 18 yıla kadar hapis cezası verdi; iki otel çalışanı ise beraat etti. Geride, bir ailenin tarifsiz acısı ve herkesin sorduğu o soru kaldı: Adalet gerçekten yerini buldu mu?
Bir tatil, geri dönüşü olmayan bir yolculuğa dönüştü
Almanya'da yaşayan Böcek ailesi, geçtiğimiz dönemde tatil için İstanbul'a gelmişti. Ancak anne Çiğdem Böcek, baba Servet Böcek ve çocukları Masal ile Kadir Muhammet Böcek, kaldıkları otelde zehirlenerek hayatını kaybetti. Türkiye'nin günlerce konuştuğu olayda, ailenin otelde yapılan ilaçlama nedeniyle zehirlendiği belirlendi. Dört kişilik aile, memleketlerinde yan yana toprağa verildi.
Sanıklar ikinci kez hakim karşısında
Ailenin ölümüne ilişkin açılan davada, 4'ü tutuklu 6 sanık İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ikinci kez hakim karşısına çıktı. Savcılık, hazırladığı mütalaada sanıklar için ağır cezalar talep etmiş; iddianamede bir grup şüphelinin "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak", bir sanığın ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan cezalandırılması istenmişti. Talep edilen ceza üst sınırı 22,5 yıla kadar çıkıyordu.
Duruşmada, aralarında tutuklu otel sahibi ile ilaçlama firmasının sahibinin de bulunduğu sanıklar savunma yaptı.
Açıklanan cezalar
Mahkeme kararına göre:
- İlaçlamayı bizzat yapan Doğan Cağferoğlu'na "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası verildi.
- Otel sahibi Hakan Oğlak aynı suçtan 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.
- DSS İlaçlama firmasıyla bağlantılı sanıklar (firma sahibi Zeki Kışı ve oğlu Serkan Kışı) cephesinde ise cezalar 18 yıla kadar çıktı.
- İki otel çalışanı ise beraat etti.
Toplamda dört sanık, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 12 yıl 2 ay ile 18 yıl arasında değişen hapis cezaları aldı.
Otel sahibinin savunması
Tutuklu sanık otel sahibi Hakan Oğlak savunmasında, yaşanan acı için üzüntülerini dile getirdi. Sağlık sorunları nedeniyle olay döneminde otele sık gidip gelemediğini öne süren Oğlak, ilaçlamanın bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını, ancak hangi ilacın kullanıldığını bilmediğini söyledi. İlaçlamayı yapanların kendisine iki gün beklenip havalandırılmasını söylediğini, oteli kapatma veya tahliye yönünde bir uyarıda bulunmadıklarını, ilacın zarar vermeyeceği konusunda iddialı konuştuklarını savundu.
Bir annenin gözyaşları salonu sarstı
Duruşmanın en sarsıcı anları, hayatını kaybeden Çiğdem Böcek'in annesi Aysu Çelik'in sözleriyle yaşandı. Çelik, çocuğunu toprağa verdikleri gün kendilerinin de adeta öldüğünü, bir günde üç cenaze kaldırdığını anlattı. Torunlarının ve kızının hiçbir günahı olmadığını söyleyen Çelik, sanıkların serbest bırakılmamasını ve en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Aynı şekilde Çiğdem Böcek'in babası Mustafa Çelik Türk adaletine güvendiğini belirterek sanıkların en yüksek oranda cezalandırılmasını talep etti. Hayatını kaybeden Servet Böcek'in ağabeyi ve babası da en yüksek cezanın verilmesini istedi; aile, sevdiklerinin "bilerek ölüme gönderildiğini" savundu.
(Ailenin bu ifadeleri, duruşmadaki beyanlarıdır; hukuki nitelendirme mahkemenin kararıyla "bilinçli taksir" olarak belirlenmiştir.)
Adalet yerini buldu mu?
İşte tam da bu noktada, kamuoyunun ve ailenin zihnindeki soru beliriyor. Bir yanda dört kişilik bir ailenin yok oluşu ve ailenin "bile bile" suçlaması var; diğer yanda mahkemenin "kasten öldürme" değil, "bilinçli taksir" nitelendirmesiyle verdiği 12 ila 18 yıl arasındaki cezalar ve iki beraat kararı.
Ailenin beklediği "en ağır ceza" ile çıkan sonuç arasındaki fark, "adalet yerini buldu mu?" tartışmasını alevlendirecek gibi görünüyor. Kararın kesinleşmesi için sürecin istinaf ve temyiz aşamalarından geçmesi gerekiyor; dosyanın üst mahkemelerde yeniden değerlendirilmesi muhtemel. Yani bu acı dava, hukuken henüz son noktasına ulaşmış değil.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA). Dava süreci devam etmektedir; karar, kanun yolları (istinaf/temyiz) sonucunda değişebilir.



